Uzayda yaşayan, miyav ve havhavlar oradaki yaşamlarından çok sıkılmışlar.  Dünya denilen bir yerin varlığından da haberdar olunca; ‘’hadi hanım topla çoluğu çocuğu dünyaya gidiyoruz, tozu toprağı kemikmiş. Bizde buluruz elbet rızkımızı ‘’deyip gelivermişler.  
 
Bir sabah uyandık ki her yer yaratık dolu. Nasıl şok olduk, nasıl korktuk bu yaratıklardan anlatamam.  İlk defa görüyorduk bunları çünkü. Dünyamızı ele geçirecek, haklarımızı gasp edecek  ve bizi yok edecekler.  Gaz odalarında öldürmezlerse iyi. Dört bacakları var, kuyrukları var, değişik, değişik kulakları var. Küçükçe olanlar  miyav, büyükçe olanları hav hav diyor.  Aman Allahım!!!
 
İsimlerini Türkçede kedi, köpek koyduk ki konuşurken kimden bahsettiğimiz anlaşılsın diye.
 
Yaklaşık 4000 yıl önce evcileşen bu canlar sanki ilk defa görülüyor  gibi; korku, tiksinti şaşkınlık duyuluyor kimilerince. En üstün, akıllı  varlık insan ya;  hala ekoloji, eko sistem, doğa gibi kelimelerin anlamını araştırıyoruz ya. Ondan bunlar. Araştıranlar var ama biz onlara itibar etmeyiz. Her birey kendi başına  araştırmalı, bulmalı ömrü yeter de kafasına dank ederse onlar için mücadele etmeli. Çözüm üretmenin ne alemi var. Sorun olmalı ki beyin jimnastiği yapalım, düşünme kapasitemiz gelişsin. Ne olacak memleketin hali muhabbetinin yerini ne olacak bu sokaktakilerin hali  alsın. Sakın çözüm üretmeye çalışmayın, bulunan çözümlere de itibar etmeyin. Bırakın dağınık kalsın. Böyle gelmiş böyle gider deyin geçin.
 
Çok canınızı sıkarlarsa çekip vuruverin, silahınız yoksa zehirler ne güne duruyor. Ona da paranız yetmezse alın sağlam bir odun, kaslarınızı güçlendirin. Güçten düşmüş biriyseniz,  uğraşamam derseniz belediyeleri arayın istisnaları hariç hepsi bu işe çok gönüllüdür. Gelir sizin yerinize tetikçilik yapar. İşlerinde çok titizlerdir. Delil ve şahit bırakmamak için gece yarısından gün ışıyana kadar çoook özverili çalışırlar.  
 
‘’Allahın sopası yok’’  der atalarımız. Ve bir gün; takke düşer kel görünüverir. Tüm dünyaya rezil olursunuz. Hayvan korumacıların yüreğindeki yangınla alakası olmayan bir yangın düşer sayın büyüklerimizin yüreğine. Hele seçim zamanı yaklaşan Hayvan Bakımevi dahi olmayan bir ilin belediye başkanı iseniz, yürekteki yangın anlatılmaz. Geçtiğimiz hafta Van ilimizde yaşanan trafik kazalı köpeğin öncesi ve sonrası  ibretlik. Yaralı köpek ihbarına, belediye çöp arabasını yolluyor,  çöpe atılması için. Oysa hayvan hala canlı ve insanlardan yardım istiyor.  DHA Ajansı görüntüleyince çöpe giden hayatına tekrar kavuşuyor. Trafik kazasında değil ama sonrasında ciddi yaralandığı için felç kalma olasılığı yüksek. Şimdi Fakültede özenle bakılıyormuş.
.
Sormazlar mı adama? Madem bu sokak köpeğinden sorumluydun niye çöpe attın? Madem senin görevin değil neden çöpten aldın? Uzaydan geldi ya bunlar. Bırak uzaylılar ilgilensin.