Mevsimleri beklemek, mevsimlere hazırlanmak telaşı, heyecanı, mutluluğu ne güzeldir.

Kış mevsiminde ilkbahar hayal edilir. İlkbahar gelir dünya çiçeklenir, insanların kalbi bir başka türlü çarpar. Evlerde bahar temizlikleri yapılır. İnsanlar üst üste giyinmekten, odun, kömür düşünmekten, kar buz yüzünden eve kapanmaktan kurtulur. Yeşillenen dünya içimize huzur verir. Ne kadar uğraşsak ta bize rağmen hala yeşerebilmektedir doğa.

Kış mevsimi hayvan korumacı için iki katı zordur. Yaban hayattaki canlar bir şekilde hayatta kalma mücadelesini verirken sokaklarda, barınaktaki canlar perişandır. Buz üstünde susuzluktan ölürler. Kuytu köşeler ararlar, soğuktan ayazdan korunmaya. Ama o kuytu köşeler insanlar tarafından engellenmiştir. Kapısını bile açmadığı balkonunda, bodrumunda bir canın hayatta kalma mücadelesine katlanamaz. Yiyecek ve su vererek yaşamlarına destek olmak isteyenler kabul görmez.

İlkbahar daha da zordur. İnsanlar evlerinden çıkarlar. Bahçeler, parklar, sokaklar onlarındır artık. Kış ayı boyunca yok farzedilen canlar baharın tadını alamadan ortadan kaldırılır. Yavrulama mevsimidir. Yavruları bir yana anaları bir yana savrulur.

Sonra tatil mevsimi yaz beklenir. Kimi memleketine, kimi tatil yerlerine atar kendini. Gidemeyenler hafta sonları doğanın kollarına atılmak için sabırsızlanır. .

Hayvan korumacının yazında ise susuzluk, sıcak ve yine insanoğlunun bencilliğinin acıları vardır. Karne hediyesi olarak alınır, köye, bağa, yazlığa terk edilir. İş yine hayvan korumacılara kalır.

Sonra yine sonbahar. Okulların açılması, kışa hazırlık, vs..

Sokakta, barınaktaki canların da mevsimi var, hazırlıkları var ama insanoğlunun yaşama hakkı tanıdığı kadar. Mevsimlerin tadını çıkartırken diğer canlılarında çıkartmasına izin vermek neden bu kadar zor.?

Sokakta yaşamaya çalışan kedi, köpek, kuşların bahar temizliğinde ilk ortadan kaldırılacak pislik muamelesi görmesi revamıdır?

Sevgi ve Saygılarımla
Ayten Tutkun