Çocukluğumun mahallelerinde Bekçi Babalarımız vardı. Neden, niye bilmiyorum, yaşı kaç olursa olsun mahalle bekçilerinin ortak adı bekçi babaydı. Belki o zamanlar çok küçüktüm o yüzden, belki de bizim güvenle yataklarımızda uyumamızı sağladıkları için onları baba yerine koyduğumuzdan. Bilemiyorum.

Onların saat başı birbirlerine düdükle asayiş berkemal  diye haber vermesi bizler sıcak yataklarımızda uyurken birilerinin mahallemize göz kulak olduğunu bilmek güven verirdi. Gece yarısından sonra o düdük seslerini duymak huzur verir, düdük sesi duyulmadığında tedirgin olurduk. Ben en çok bekçi baba için üzülür, kötü insanlar ona bir şey mi yaptı diye endişe ederdim. O zamanları kötü insanları bugün ki kötülerin yanında melek kalıyormuş şimdi anladım.

Kahverengi üniformaları vardı. Her  düdük sesinin arkasından bir köpeğin havlaması gelirdi. O zamanlar köpeklerden korkardım. Bir gün mahallemizin bekçisiyle gündüz tanışma fırsatım oldu. Ben onu sevdiğimi,  ama köpekler havladığında korktuğumu söyledim. O da bana dedi ki insanın iki dostu  hep yanındadır. Biri devleti öteki köpeğidir, korkma. Onlar gece benim mesai arkadaşım. Ben devletimin bana verdiği görevi yapıyorum, onlar da bana eşlik edip çıraklık yapıyor. Hayvanların hisleri çok gelişmiştir. Bu mahallede kim oturur, kim misafir gelir, kim kötü niyetlidir onları bana haber verir. Ben gece devriyesini yaparken onlar da  bana korumalık yapar. Sokaktakinin niyetini ben onların halinden anlarım. Ben olmasam da, düdüğümün sesini duyamasan da endişe etme, mahallenin köpekleri zaten görev başında.

Bekçi Baba geleceği görmüş o zamanlarda. Bir süre sonra mahalle bekçileri ortadan kalktı. Bekçi düdüklerinin sesini duymaz olduk. Ama çıraklar her zaman iş başında..

Şimdi gece yarısı havlayan bir sokak köpeğinin sesini duyduğumda, uykumu böldüğünde aynı huzuru duyuyorum. Çünkü o mahallemin köpeği. Mahallede olup biten her şeyin tanığı. Ne zaman ısrarla havlamalarına devam ediyor, biliyorum ters bir şeyler var. Bir kaç evin ışığı yanınca o terslikler de bitiyor.

Oturduğum sitede 4 küpeli sokak köpeği aylardır bizlerle yaşıyor. Onlar geldiğinden beri otomobillerde ve dairelerde hırsızlık, kapı kurcalama yok. Gündüz tembel tembel güneşte yayılan canlar gece olunca devriyeye çıkıyor. Mahalle sakinlerini evinin kapısına kadar götürüp teslim ediyor, yabancılara göz açtırmıyor. Mahallenin postacısını, esnafını, çöpçüsünü, kağıt toplayıcısını biliyor. Onlara sesi çıkmıyor. Ama yabancı ise önce onlardan izin alması gerekiyor.

Ne zaman uykum köpek havlamasıyla bozulsa, artık korkmuyorum, huzurla yatağımda dönüyor;  canlarım benim Allaha emanet olun diyorum.