“DYBD” Dünya Yalnız Bizim Değil

……….OT’tan İT’e tüm canların yaşam haklarına saygı duyalım……….
Sevgili hayvan dostları,
merhaba…
 
Hatay’ın Altınözü ilçesinde yaşanan köpek katliamı, daha doğrusu yaşanan vahşet beni de bir hayvan sever olarak çok üzmüş ve derinden yaralamıştır.
Bir Hatay’lı olarak, bir vatandaş olarak, bir hayvan sever olarak büyük bir utanç ve üzüntü duydum…
 
Yaşanan bu vahşet resimli olarak haber merkezime ulaştığında gözlerime inanamadım. Adeta şok oldum. Ben hem gazeteci, hem de izci lideriyim. Bir izci lideri ve izcilik il temsilcisi olarak, izcilerime doğa ve hayvan sevgisini aşılıyorum. Aslında hayvanları sevmek için izci ve izci lideri olmaya da gerek yok. Vicdanı olan, yüreği olan her insanın doğal bir hayvansever olması gerekir…
 
Sözü fazla uzatmadan şunu ifade etmek istiyorum… Yaşanan bu olay bir insanlık ayıbıdır… Suçtur… Vahşettir…
Yaşanan bu vahşete karşı sessiz kalmayalım lütfen.
Ben bir gazeteci olarak üzerime düşeni fazlası ile yapacağım.
Konu bana iletildiği andan itibaren tepkimi ortaya koydum. Hayvan dostları tarafından bana ulaştırılan bilgileri haber yaparak www.antakyahaber.net isimli sitemde yayınladım. Bu haberi sitemde yayınlamanın yanı sıra, başta Hatay Valisi Nusret Miroğlu olmak üzere, ilin belediye başkanı, emniyet müdürü, rektörü, komutanı, siyasi parti il başkanları ve bazı milletvekillerine cep telefonlarına kısa mesaj SMS atarak bilgi verdim ve haberi okumalarını sağladım…
 
Masum bir köpeği acımasızca öldüren, daha doğrusu katleden bu düşüncesiz, aptal ve hayvan sevgisinden yoksun kişiler ve bu talimatı veren düşüncesiz kişiler cezalandırımalıdırlar…
Ben haberi Hatay temsilcisi olduğum ve Türkiye geneli yayın yapan ANAYURT Gazetesine’de geçtim. Haber aynı zamanda Türkiye geneli yayınlanacaktır.
Haberi internet sitelerimin yanı sıra sahibi olduğum yerel gazeteler olan Haberci Gazetesi ve Kardelen Gazetesinde de kullanacagım. Haberı gundemde tutacagım.
 
Haber linkini tekrar size yolluyorum..
Lütfen haberin altına yorumlarınızı yazınız. Duygu ve düşüncelerinizi, hatta tepkilerinizi dile getirin. Yorumlarınızı onaylayarak yayına vereceğim.
Belediyecilik hizmetini layığı ile yapması gereken ancak kanunlar ile belirtilen yasal barınak vb. gibi oluşumları yapmaktan aciz olan ve beceriksizliklerini hayvanları katletmek yolu ile gösteren kişilere karşı tepkilerinizi sitemizdeki platformda dile getirin…
Sokak hayvanlarına sahip çıkmak yerine onları acımasızca katleden bu kişilere karşı tepkisiz kalınmamalı…
İşte haber linki:

http://www.antakyahaber.net/?Sayfa=HaberDetay&id=1648

Sitemde bulunan cevre kategorısınde konuyla ılgılı haberlerım devam edecektır. lutfen gelısmelerden bırbırımız haberdar edelım. her ayrıntıyı haber yapmaya hazırım…

 
sevgi ve saygılarımla…..

MEHMET HÜSEYİN ZORKUN
GSM: 0505 - 879 00 00
Akdeniz Aktif Gazeteciler Cemiyeti Başkanı -
Kardelen ve Haberci Gazetesi Sahibi -
İzcilik Hatay İl Temsilcisi -
Hatay İzci Kulübü Başkanı -
Msn :
kardelen@zorkun.tr.tc

From: ece bilgin

Biliyorum içinizi acıtacağım ama paylaşmam lazım, o güzel sadık dost adı “arap” konan köpeğimiz biraz önce uyutulmak zorunda kaldı. Veteriner hekim hiç bu kadar ağır bir kanser vakası görmediğini anlattı. İç organlarını tamamen ur sarmış, karaciğer diye birşey kalmamış. Dalak onun yerini almak için anormal büyümüş ve zavallı bu güne kadar nasıl bu durumda yaşayabilmiş?

Yaşamak bir yana orda oturan bir bayanın anlattığına göre bekçilik görevini de yerine getirmeye çalışmış, ama son günlerde yemeden içmeden de iyice kesilmiş. Bana bu zavallının haberi geldikten sonra, on güne yakın belediye, orası burası garibin tedavi ettirilmesi için uğraş verdim, kimseler üstlenmek istemedi, herkes birbirinin üzerine attı. Belediye sahipli köpek biz bakmayız dedi, Sahibi konumundaki insan (aslında sadece orada sığınmasına izin vermiş) mal taşıyorum arabam boşalsın veterinere götüreceğim diye uzattı da uzattı. Garibim o arada kim bilir ne acılar çekti. İşte şimdi hepsi bitmek üzere. Kullanılıp kullanılıp atılan eski bir eşya gibi. İçim çok ama çok dolu, en azından veteriner kliniğinde dört arkadaş başında toplanıp, onun çaresiz gözlerine  baktığımızda belki biraz olsun beni de düşünenler var diye teselli bulmuştur.

Bu da benim tesellim….. 

YUVASINA KAVUŞTU:)))))

Yaralanan Alman Kurt köpeği zamanında tedavi ettirilmediği  için ölüm kalım savaşı veriyor. Odunpazarı Hayvan Sağlık İstasyonuna terkedilen köpeğin başındaki yara mikrop kapmış, kurtlanmış. Vet.Hek. Serap Hanım ve Vet. Hek. Cem Bey hemen müdahele ettiler. Ayaklarında da şişlikler oluşan kurt köpeği yaşama savaşı veriyor.
Çok yaralı hayvan gördük ama bu derece kurtlanmışını ilk defa görüyoruz.:(((

 

Zamanında tedavi ettirilseydi bu kadar acı çekmeyecek ve hayatı riske girmeyecekti. Sahipli hayvanın başına bunlar geliyorsa,  sahipsiz dostlarımızı Allah korusun. İyileşmesini ümit ediyoruz. O zaman ona gerçekten sahip çıkacak bir yuva bulmalıyız.

Trafik kazasında arka bacağı parçalanmıştı. Odunpazarı Hayvan Sağlık İstasyonu’nda tedavisi yapıldı. Bacağının yarısı kesilerek hayatı kurtarıldı. Tedavisi uzun süre önce tamamlandı. Kısırlaştırıldı, aşıları yapıldı. Sağlığı ve keyfi yerinde. Kısa sürede 3,5 bacak olmasına da alıştı.

 

Tek istediği sıcak bir yuva. Ömrü bakımevinde geçmesin. İnsan canlısı. Tek sorunu var biraz obur:))))

Odunpazarı Belediyesi Hayvan Sağlık İstasyonu
Eskişehir - Alpu Karayolu (Şehir merkezine 12 km)
Yassıhöyük Mahallesini geçince sağ tarafta
Tel : (222) 236 19 70

Site sakinlerinden küpelinin patisinde minik bir yara, sitenin hayvan korumacısı Caner’in gözünden kaçmamış. Bir sorun var, ne yapalım diye bize haber verdi. Kontrol ettiğimizde önemli bir şey olmadığını ama mikrop kapmaması için deri antibakteriyeli uygulamakta yarar olduğunu anlatınca, ben yaparım dedi hevesle. Özenle temizledi, spreyi uyguladı. Küpelimiz de emin ellerde olduğunun bilincinde önünde boylu boyunca yatıverdi. Şimdi Caner’in  gözetimi altında.:))))

 

Porsuk Nehri’nden kurtarılan karaoğlan kısa sürede kendini toparladı. . Özgürlüğüne çok düşkün. Ev ortamından hiç hoşlanmadı. Bu sabah aşılama ve kısırlaştırılması için Odunpazarı Belediyesi Hayvan Sağlık İstasyonu’na götürdük.

 

05.09.2008 akşamı saat 23:30 civarı gelen telefonla yola çıktık. Adalar mevkiinde Porsuk Nehrine düşen kedi vatandaşların ve Emniyet görevlilerin çabası ile nehirden çıkarılmış. Solunum zorluğu çektiği bildirildi.

 

Kedicik sırılsıklam köprünün ayağına konulmuştu. Şoka girmişti, bize hiç tepki vermedi önce. Klinikleri aramaya başladık. Odunpazarı Belediyesi Veteriner Hekimi Cem Köse’ye ulaştık. Sağolsun; görevde olmamasına rağmen  hemen geldi. Kedicik Porsuk’tan çıkmak için çabalarken bitap düşmüş, çıkamayınca da korkup paniğe kapılmış. Su yutmuştu ve vücut ısısı çok düşüktü. İlk müdahaleden sonra Cem beyin evine götürdük ve hemen kuruladık. Fön makinası ile ısıttık. Bu arada devamlı bizle konuştu:)))

   

Yaklaşık 4 saat sonra kendine gelmeye başladı. Şimdi evde dinleniyor. O sakin kedi gitti, yerine aslan parçası geldi sanki. Ya geçirdiği travmadan ya da sokakta yaşadığı için biraz asabi kendileri.

6 aylık, erkek. Sahiplendirebiliriz diye düşünmüştük ama o özgürlüğü seviyor gibi. Sahiplendiremezsek, kendini toparladıktan sonra aşıları ve kısırlaştırması yapılacak. Alındığı mahalleye bırakılacak.

Bir daha Porsuk’a uzak durur herhalde.  Yada birileri eğlence olsun diye Porsuk’a atmaz inşallah…..

Eskişehir-Muttalip karayolunun tam ortasında (Sivil Havacılık Yüksek Okulu civarında) yoldan hızla geçen araçlara aldırış bile etmeyen, daha önce yoldan geçen araçlar tarafından çiğnenen ve yola iyice yapışmış olan küçük bir kuş olduğunu tahmin ettiğimiz kalıntıyı yemeye çalışan yavru bir köpeği görünce hemen trafiği durdurup yavruyu yoldan aldık. 

  

Daha sonra kuru mama ve su verdik. Kuru mamayı bir yemesi vardı ki sormayın.

Olayı uzaktan gören güvenlik görevlisi yavru köpeğin çiğnendiğini zannederek telaş içinde yanımıza geldi. Sağ salim olduğunu görünce de çok sevindi. Ona emanet ettik.

Üzülerek gözlediğimiz şey, bizden önce onlarca araç geçmesine rağmen kimse durup yavruyu emniyete alma zahmetine katlanmadı.

Biz, almadıklarına mı üzülelim yoksa ezmediklerine mi sevinelim, bilemedik…..

Siz ne dersiniz ?????

Muttalip Belediyesi’nin Bakımevi yok. Tepebaşı ve Odunpazarı Belediyesinin Bakımevlerinin kapasitesi belli. Yavruyu emanet etmekten başka çare bulamadık.

Burcu hanımın notu :

“Merhaba Ayten hanım. 1,5  ay once İlhanlar Veteriner Kliniği’nden aldığımız ıkı yavru kardeşİn son durumlarını sİzİnle paylaşmak İstedık. Okuduğumuz, duyduğumuz, görduğümüz kötü olaylardan sonra biraz olsun içimize su serpecek bu haberi vermek istedık. Yavrulardan birinin patisi, diğerinin gözü özürlüydü. Ama artık her ikisi de yeni yuvalarında çok daha sağlıklı ve mutlu…..

 

Selçuk beye, onlara bu kadar iyi baktığı için sonsuz teşekkurlerimizi iletiyoruz”

 

Karabayır Bağları mevkiinde yol üstünde karşımıza çıkan kaburgaları sayılan anne köpek içimizi burktu. Verdiğimiz mamaları iştahla yedi, su içmeye kanmadı. Memişlerinden yavruları olduğu anlaşılan köpeği takip etmemize rağmen yavrularına ulaşamadık. Bu yüzden kısırlaştırma ve aşılama için bakımevine alamadık. Bu bölgedeki arkadaşların anne ve yavruların beslenmesine  yardımcı olmaları çok önemli.