Dün akşam (31 Mart 2010 Çarşamba günü) bize gelen elektronik posta ile gelen Emirdağ Belediyesi zabıtası tarafından köpeklerin pompalı tüfek ile vurulduğu haberi üzerine belediye başkan yardımcısı
telefonla aranmış ve köpeklerin kısırlaştırılmak üzere toplandığı cevabı alınmıştır. Sonrasında Emirdağ’dan duyarlı bir vatandaş THKD (Türkiye Hayvanları Koruma Derneği)Yönetim Kurulu Başkanı sayın Birgül RONA’yı aramış ve öldürülen ve yaralanan köpekler için yardım talebinde bulunmuş (Bu vesileyle bizlerden desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen THKD Başkanı sayın Birgül RONA’ya sonsuz minnet ve teşekkürlerimizi sunarız).
Sayın Birgül hanımın yönlendirmesi ile bize ulaşan vatandaşımız, bulundukları bölgede yaşayan ve kendilerince gözetilen köpeklerin, Emirdağ Belediyesi zabıtası tarafından pompalı tüfekle vurulup öldürüldüğünü, mahallede gözettikleri 7 yavrulu bir annenin de vurulduğunu, ancak yaralı bir halde kaçıp saklandığını ve ağır yaralı olduğu için yavrularının yanına gidemediğini söyledi. Kendisine Bir Veteriner Kliniğine götürmesini, götüremiyorsa, Veteriner Hekim çağırmasını rica ettik. Veteriner Kliniği olmadığını söyleyince bir araç bulup göndermesini rica ettik. Maalesef uygun bir araç bulup gönderemedi.
Bunun üzerine hiç vakit kaybetmeden Emirdağ’a gittik. Ağır yaralı anne, yavrularının biraz uzağında bir tarlanın kenarında yatıyordu. Bizi görünce kuyruğunu oynattı. Ah be
kızım, seni bu hale getiren biz insanlara hala kuyruk mu sallıyorsun dedik. Başını okşadık, merak etme tez vakitte seni Eskişehir’e götürüp bir veteriner kliniğinde tedavi ettireceğiz, sık dişini kızım dedik.
Yavrularını da alıp hemen yola koyulduk.
Yoldan, Veteriner Hekim Naci beyi aradık ve 23.00-2400 sularında Eskişehir’de olacağımızı ve kliniği açmasını rica ettik.
Eskişehir’e vardığımızda Naci bey bizi bekliyordu. Hemen ilk müdahaleyi yaptı ve kızımızı ameliyata hazırladı. Ameliyat esnasında görüldü ki domuz kurşunu vücudunun bir tarafından girmiş, diğer tarafından çıkmış. Bu nedenle iç organları paramparça olmuş. Naci beyin tüm çabalarına rağmen kızımız maalesef hayata tutunamadı.
(Sayın Naci UNCU’ya yardımlarından ve desteklerinden dolayı sonsuz minnet ve teşekkürlerimizi sunarız).
Üzgünüz. Çok üzgünüz. Kanunla kamunun korumasına verilen hayvanlar, kamu tarafından ve kanun, yönetmelik ve genelgeler ayaklar altına alınarak, domdom kurşunu ile mahalle sakinlerinin önünde hunharca katlediliyorlar. Olaya şahit olan annelerin ve çocukların bir kısmı zabıta elemanlarına yalvarıyor. Vurma amca, vurma dayı, vurma ağbi diye. Diğer taraftan yaşı çok küçük çocuklar tüfek sesinden korkup çığlıklar atmaya başlıyorlar. Ama kim takar vatandaşı. Kamu görevlisi ya. Hele bir de elinde pompalı tüfek var ya. Sorma gitsin. Azrail kesilmiş sanki mübarekler. Meskun arazide safari yapıyorlar sanki. Kim durur onların önünde.
Öldürdükleri köpekleri toplayıp gitmişler. Akşam kahvehanede hava atacaklar herhalde ? Benim bu kadar leşim var, senin şu kadar diye.
Olaya şahit olanların bir kısmı esnaf veya esnaf eşi. Bu nedenle, şikayetçi olup belediye ile ters düşmek istemiyorlar. Haklılar da. Bakarsınız işyerlerini pompalı tüfekle basarlar kamu yararı var diye, Belli mi olur?
Esnaf olmayan bazı vatandaşlarımız Belediyeye gitmişler ama ne onları dinleyen ne de takan olmuş.
Neyse ki bu olaya şahit olan ve yurtdışında çalışan bir vatandaşımız şahitlik yaparak bize yardımcı olabileceğini söyleyerek içimizi biraz olsun ferahlattı.
Şimdi elimizde 7 tane dünya güzeli bebiş var. Barınağa göndermeye kıyamadık ve evimizde koruma altına aldık. Çok iştahlılar, onları yemek yerken ve yemekten sonra uyurken izlemek keyif veriyor insana.
Şimdi ikiz veya üçüz çocuk sahibi olan aileleri çok daha iyi anlıyoruz. Hem gece uykusu diye bir şey kalmıyor insanda, hem de aile bütçesini bayağı sarsıyorlar doğrusu.
7 KARDEŞ YUVALARINA KAVUŞTU. DARISI TÜM DOSTLARIMIZIN BAŞINA…
Hürriyet gazetesi haberi
Radikal gazetesi haberi