Sokağa terk edilen terrier cinsi köpeğimiz de diğer hemcinsleri gibi trafik kazası veya buna benzer nedenlerle yaralanınca bir vatandaşımızın ihbarı üzerine Nuhun Gemisi Veteriner Kliniğine getirildi. Burada ilk müdahalesi yapıldıktan sonra Tepebaşı Doğal Yaşam Merkezine gönderilen köpeğimizin tedavisine orada devam edilerek sahiplendirildi.
Nuhun Gemisi Veteriner Kliniğinde traş ve diğer aşıları yaptırılan terrier cinsi köpeğimize yeni yuvasında mutlu bir yaşam diler; yeni sahibine de teşekkürlerimizi sunarız.
Yaşlandığı için sokağa terkedilen 1 numara Terrier Eskişehir Odunpazarı Belediyesi Hayvan Sağlık İstasyonunda yuva bekleyen terrier cinsi köpeğimize sayın Nezahat ADAR AĞACA sahip çıktı.
Nezahat hanıma teşekkürlerimizi sunar, FINDIK’a yeni yuvasında mutlu bir yaşam dileriz.
Antalya’daki kuduz olayının bu noktaya gelmesinden korkarak, bir çok dernek (STK), dernek üyeleri ve hayvan korumacının yaptığı gibi, 03.05.2008 tarihinde Antalya Valiliğine E-Posta ile bilgilendirme ve bilgi edinme hakkımı kullandım. 09.05.2008 tarihinde Antalya Valiliğinden posta yolu ile gelen cevap yazısı ile iki gündür yaşananlar arasındaki 7 farkı bulun. Devletimin temsilcilerine güvenemeyeceğimi bir kere daha öğrenmiş oldum. Günler öncesinden bağıra bağıra gelen bu katliamı kanun, yönetmelik ve genelgelere rağmen önleyemediğimizi görmek ve binlerce dostumuzun vahşice (vahşi olmayanı nasıl olur bilmiyorum) katledilmesini artık şiddetle …… K I N A M I Y O R U M ……. Bu güne kadar bu tür olayları şiddetle kınayanların/kınananların fiilen yaptıkları ortada. Lanetler olsun….. Dostlarımızı ancak, gerçek hayvan korumacı insanların koruyabileceğini ispatlıyor bu olay. Amir, memur, yetkili, etkili insanlar kalem oynatsın, emir versin ve Kuldan utanmaz, Allah’tan korkmaz, kendini bilmez üç beş vicdansız emir kulu da infazı yerine getirsin. Bu acı olay Türkiye’deki tüm hayvan korumacıların kulağına küpe olur ve aklımızı başımıza aldırır da bundan böyle birlik ve beraberlik içinde hareket edilir.

Duyarsız veliler tarafından bir heves alınıp sonra terk edilen tavşanlardan birine Kütahya’dan Serdar bey ve Buket hanım sahip çıktı.. Kendisine teşekkürlerimizi sunarız.


Bizim küçük hikayemiz, tahmini olarak 29 nisan günü başlıyor. Annemiz harıl harıl yerini ayarlıyor, doğumu var biz geliyoruz biz ::))) Ama doğumda sorun var ilk kardeşimiz doğdu ama ölü ve bizse anne karnında sıkışmış çıkamıyoruz bir türlü. Kütahya belediyesi hayvan toplama ekibi aranıyor dikkatini çeken bir kişi tarafından ve barınağa getiriliyoruz. 1 mayıs günü veteriner hekim abi zaman geçmiş diyor. Bizim yaşamamımızdan ümitsiz annemizi sezeryan yapmaya başlıyor. Artık hepimiz sırayla anne karnından çıkıyoruz ama hareket yok. Sonra bir anda birimiz nefes almaya başlıyor ve yoğun bir çaba bizi yaşama döndürmek için kalp masajları ısıtmalar ve ilk miyavlama ben burdayım deme ve çalışanların sevinmesi. 4 kardeş hayatta ama en büyük şans annemiz baygın olduğundan bize bir gün de olsa bakıcı annelik yapacak süt annemizin olması ertesi gün anne kucağındayız bir hafta geçiyor 2 kardeşimizi kaybediyoruz. Büyük ihtimal anne karnında zehirlenmişlerdi ama biz hayattayız ikimiz şimdi 3 haftalık olduk emekliyoruz. Etrafı tanıyoruz ve büyüyoruz. Hayata zor bir mücadele ile başladık ama barınaktakiler bize inandı hayatta kaldık Şimdi yuva arıyoruz. İyi ve kötü günümüzde de yanımızda olacak birilerini. Sadece biz değil diğer arkadaşlarımız da obur , kara, uzun tüy , bıdık , beşiktaşlılar ::))) ………. bizi unutmayın
Kütahya Belediyesi Hayvan Barınağı Eskişehir Yolu üzerinde

















