Kuduz deyince akan sular duruyor. Korkunç, öldürücü ve bulaşıcı bir mikrop. Hayvan sever ya da hayvan korumacı olarak adlandırılan doğa dostu insanların mücadele yolunu çok iyi bildiği fakat bu konuda eğitim almış, meslek edinmiş, kanun uygulayıcı konumuna gelmiş yetkili, etkili ve görevli büyüklerimizin ülkemizi halen kuduz ayıbından kurtarmayı becerememesi yüzünden; dünyada neredeyse kökü kazınan kuduz hala ülkemizin gündemindedir. Ülkemizde bu hastalıkla mücadele etmek yerine, edermiş gibi yapılmakta ve halka korku salarak yalan yanlış bilgilerle geçiştirilmektedir.
Kuduz en çok korkulan ve hakkında en az ve o kadar da yanlış bilinen bir hastalıktır. Evcil bir hayvan durup dururken kuduz olmaz. Kuduz virüsü köpeklerde doğuştan var olan bir hastalık değildir. Kuduz yaban hayatın hastalığıdır. Evcil bir hayvanın, kuduz mikrobu taşıyan yabani bir hayvan (Tilki, yarasa gibi memeli) tarafından ısırılmadığı, yaralanmadığı sürece bu mikrobu alması mümkün değildir. Güneşte kalmak, sıcak yemek yemek gibi sebeplerle hayvanlar kudurmaz.
Bir bölgede kuduz çıkıyorsa bilin ki orada görev ihmali vardır. Bunun suçlusu hayvanlar değil, bu konuda bütçesi, elemanı olan ama görevini yapmayan yerel yönetimlerdir.
Geçen hafta Antalya Varsak’ta yaşanan katliamın tek suçlusu yerel yönetimlerdir. Bir çocuğun ısırılmasıyla kuduz olduğu anlaşılan sahipsiz köpek bahane edilerek sahipli, sahipsiz, küpeli, küpesiz, daha süt emen yavruların olduğu 5500 köpek vahşice katledildi. Kuduz olayının duyulmasıyla birlikte tüm Türkiye’den Antalya Valiliğine ne gibi tedbirlerin alındığı konusunda yazılı başvurularımız oldu. Bizlere aşağıda okuyacağınız cevap posta yolu ile iletildi.Kanun ve yönetmelikler gereğini yerine getirdiklerini, görevlerini yaptıklarını yazdılar. Sonra anlaşıldı ki Avrupa Birliği desteği ile alınan 5500 doz koruyucu kuduz aşısı yapıldığı ifade edilen canlar bir gecede; şanslı olanlar zehirli iğne ile öldürülerek, bazıları canlı canlı ölüm çukurlarına atılarak ve yavrular için de masraf olmasın diye iple boğarak öldürme kararı verilmiş. THKD’nin çabaları sonucu bulunan ölüm çukurları iş makineleri ile açtırıldığında gerçek su yüzüne çıktı. Kanun ve yönetmelik gereği asli görevini yerine getirmeyen yerel yönetimler yine halka korku salarak kendilerini haklı çıkarma çabasına girdiler. Başta inkar ettiler, görevimizi yapıyoruz merak etmeyin dediler.Yakalanınca Kuduz olduğu için öldürdüklerini savundular.
Üstüne üstlük izinsiz mezar açtırdılar, halk sağlığını tehdit ettiler diye derneklerden şikayetçi bile oldular. Bu hayvanların gömülmesinde kurallara uymayan kendileri değilmiş gibi.
Bilin ki bir ülkede halen kuduz konuşuluyorsa bu asli görevlerini yerine getirmeyen ve bu konuda kendilerine tahsis edilen bütçeleri doğru kullanmayan yönetimler yüzündendir. Hayvanlara değil bu konuda görevli insanlara hesap sorulmalıdır. Kuduz sadece köpek hastalığı da değildir. Kedi, inek,koyun vb.. hayvanlar içinde önlem alınması gereklidir.Antalya’da köpekler turizm sezonu için temizlik kapsamında kuduz bahane edilerek yok edilmiştir.
Önemli bir not: Bir hayvana yapılacak kuduz aşısının bedeli 1 Ytl’dir. Bundan kaçınmak milyonlara mal olmakta, gereksiz yere bir çok insanın kuduz aşısı olmasına da sebep olmaktadır.
Antalya Valiliğinin B.12.4.İLM.0.07 00 03/394/819-9616 sayı ve 09.05.2008 tarihli cevabı
10.04.2008 tarihinde sahipsiz bir köpeğin bir çocuğu ısırması ve sonradan köpeğin kuduz olduğunu anlaşılması üzerine bölge ivedi olarak İl Hayvan Sağlık Komisyon Kararı ile karantinaya alınmıştır. Bölgede bulunan tüm sahipli- sahipsiz kedi ve köpeklerim Tarım İl Müdürlüğü Veteriner Hekimleri tarafından kuduz aşılamaları halen sürdürülmektedir.
2008 yılı Avrupa Birliği destekli Türkiye’de Kuduz Hastalığının Kontrolü Projesi kapsamında ilimize gönderilen 5500 doz kuduz aşısı koruyucu olarak uygulanmıştır.
Kepez bölgesinde ve çevrede yürütülen çalışmalar esnasında hiçbir kedi-köpek itlafı yapılmamıştır.
Hyvanların rahat yaşamaları ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesi ile hayvan refahı Antalya’da hayvan haklarının esası olarak kabul edilmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim. Vali Yrd. Fuat ERGÜN
Sevgi ve Saygılarımla
Ayten TUTKUN